Ulus-devlet Nedir ?

Ulus-devlet

Ulus-devlet; ortak bir kimliği olan kişilerin, ülke sınırları ve tek bir hükümeti olan bir ülke içinde yaşadığı bir örgütlenme sistemidir.
Kültürel sınırların siyasi sınırlarla eşleştiği bir alandır. Ulus-devlet’in ideali, devleti tek bir etnik yapı ve kültürel geleneklerle insanları birleştirmektir. (Kazancigil, A. and Dogan, M. 1986.)

Ulus-devlet, özellikle XX. yüzyılın ikinci yarısından itibaren, yaygın bir siyasi yapı haline gelmiştir. Günümüzde, Birleşmiş Milletler Örgütü’ne üye devletler ulus-devlet modelinde yapılanmıştır. Ulus-devlet anlayışı ile geçmişte ve günümüzde siyasi bağımsızlık elde etme amacıyla hareket eden birçok ulusçu akım da bir ulus-devlet kurma hedefine yönelmiştir. Bu nedenle, XVIII. yüzyılın sonlarından günümüze kadar, oluşturulması için mücadele verilen siyasi örgütlenme modeli ulus-devlet olmuştur.

Ulus-Devlet’in Ortaya Çıkışı

Uluslararası ilişkiler tarihinin bir başlangıcı olarak sayılan Westphalia (Vestfalya) Antlaşması aynı zamanda ulus devlet kavramının ortaya çıkışında da büyük bir öneme sahiptir. Vestfalya Antlaşması ile beraber, devlet yöneticilerinin sınırları içinde tek egemen güç oldukları ve sınırları dışında hiçbir devlete bağlı olmadıkları belirtilmiş ve ulus devlet kavramının oluşmasına olanak sağlanmıştır.
Vestfalya düzeni ile beraber modern devlet anlayışına bir geçiş yapılmıştır. Egemenlik, sınırlar, başka devletlerin iç işlerine karışmama ve elçilik gibi kavramlar Vestfalya düzeni ile ortaya çıkmıştır.

Yeni düzen ile birlikte devletler uluslararası alanda ana aktörler haline gelmişler ve bununla beraber birbirlerinin içişlerine karışmama vb. tahhütlerde bulunmuşlardır. Bu süreç beraberinde laik devlet anlayışını getirmiştir.

Ulus devlet düşüncesi ve ulusalcılık 1648-1789 tarihleri arasında Avrupa’da gelişmiş, Fransız Devrimi’nin ve ardından başlayan Napolyon Savaşları’nın milliyetçi etkisiyle iyice yayılmıştır. Ulus devlet türünün ilk örnekleri, Fransız Devrimi’ni takiben XVIII. yüzyıl sonu ve XIX. yüzyıl başında Fransa’da görülmüştür. Çok uluslu imparatorluklar bu durumdan kötü bir şekilde etkilenmiştir. I. Dünya Savaşı’nın ardından parçalanan büyük imparatorluklardan birçok yeni ulus-devlet  ortaya çıkmış ve ulus-devletlerin sayısı artmaya devam etmiştir.

*Daban, C, Uluslararası İlişkilerde Siyasal Aktörler, Bürokrasi Ve Jeopolitik Bağlamında Diplomasi: Türkiye Cumhuriyeti Örneği

*Yaylı, H, Fransız Devriminden Günümüze Ulus-Devlet

Yazar

Diplomat

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.